26 Kasım 2014 Çarşamba

31.Hafta


Sabırsızım, heyecanlıyım...
Son haftalar artık bir yandan çok hızlı geçerken bir yandan da bitmek bilmiyor. Gözüm her baktığım yerde bebeğimi görmek istiyor, ellerim onun ellerini tutmak, burnum onun kokusunu içine çekmek istiyor. Uykuya dalmadığım her anım onu hayal ederek, onu düşünerek geçiyor. Evet, ben anne oluyorum, ve bunun için içimde inanılmaz bir mutluluk var.
40 haftalık birlikteliğimizin giderek sonlarına yaklaşıyoruz ve evet içimdeki hareketlerine çok alıştım, tekmelerine, durmadan dönüşüne ve bunları izlemeye çok alıştım ve bunun bitecek olması bir yandan üzücü. Ama onun hareketlerini artık her detayıyla görmek duymak izlemek arzum tabi ki çok daha fazla. Annelik ne kadar farklı bir mutluluk, bilemiyorum bu duyguyu verebilecek bir ikinci şey var mıdır şu dünyada. Kadın olmanın getirdiği en büyük nimet bu işte.

Bugün duygusalım, aslında epeydir hamilelik duygusallığı var üzerimde. Ama öyle bir koşturmaca içerisine hapsettim ki kendimi, duygularımı kendimle tartışacak zaman bile bulamaz oldum. Oysaki bir annenin hayatında tek dinlenerek, kendini dinleyerek geçirebileceği şu vakti huzur içerisinde geçirebilirdim. Ama yapım böyle ne yapalım, dinamik yaşamak içimde var, sürekli kendime program çıkarak ve kendi çıkardığım işlere sanki mecburmuş gibi acele etmek, bazen strese sokmak, deadline'ı varmış gibi yetiştirmeye çalışmak. Ben de bu şekilde yaşamayı seviyorum ne yapalım, hamilelik de bu yönümü değiştiremedi, beni ara sıra da olsa tembelleşmek gerektiğine ikna edemedi.
İnsanlar sürekli anneliğin zor taraflarını anlatıp duruyorlar, belki şimdiden kendimi hazırlamam için anlatıyolar ama ben hiçbirine kulak asmıyorum. Bu zamana kadar kimsenin önerilerine söylediklerine kulak asmadım, hep bildiğime inandım o doğrultuda hareket ettim, annelik konusunda da farklı olamayacağım. Anlatılanlara kulak asmıyorum. Uykusuzlukmuş, yorgunlukmuş, mızmızlıkmış, gezememekmiş, ev işi yapacak zaman bulamamakmış vs vs. Ben bunlara inanmıyorum, yani tabi ki hayatımın eskisi gibi olmasını beklemiyorum ama hayatımın onunla oturacak bir düzeni olacak ve ben bundan hiçbir zaman şikayetçi olmayacağım. Çünkü düzen benim elimde ve düzen olan yerde zaten rahatsızlık olmaz diye düşünüyorum. O yüzden bu tarz anlatımlar beni korkutmuyor. Doğanın düzeni bu, her kadın anne olmak için yaratılmış ve hayatına bir anne olarak da mükemmel bir şekilde devam edebilecek potansiyel hep var, yeter ki o potansiyeli kullanmasını bilsin.

Kendime biraz durağan bir an yaratmışken çenem açıldı, ama yapılacak işlerim olduğunu yine ne yazıkki hatırladım ve kopardı beni yine iç dünyamdan =)
Son haftalar artık ufaktan kendini göstermeye başladı. Hala günlük hayatıma çok da engel yaratacak bir durumla karşılaşmadım ama tabiki enerjimdeki değişim kendini epey hissettiriyor. Benim gibi bütün gün gezip tozan, iş yapan ama yorgunluk bilmeyen biri için elbette büyük bir değişim. 15-20 dk.lık yürüyüş bile nefes nefese kalmama sebep olabiliyor. O yüzden artık tek başıma evden çıkmamaya çalışıyorum. Toplu taşımalara da binmemeye çalışıyorum çünkü kalabalık yerlerde üzerime panik duygusu gelmeye başladı son zamanlarda, panikle beraber tansiyonum düşmeye, gözüm kararmaya başlıyor. Hamileliğimin ilk aylarında bu hal sadece metroya bindiğimde oluyordu fakat geçen günkü ikea ziyaretimizde fark ettim ki kapalı+kalabalık her ortamda aynı şey oluyor artık. Bunun sebebini bilemiyorum, hamileliğe yoruyorum  ama başka bir sebebi yoktur umarım. Yine son zamanlarda olan bir başka şey ise, biranda kulaklarıma kadar ateş basıyor, durduk yere, ve sonra yaklaşık 1 dk sonra yavaştan geçmeye başlıyor. Bazen de nefesim daralır gibi oluyor, veya kalbim sanki aşırı heyecanlanmışım gibi güm güm atıyor. Geçen cumartesi kontrolüm vardı ve bunları doktorumla görüştüm. Ateş basması aynı anda nefes daralmasıyla beraber oluyorsa bir rahatsızlığın işareti olabilirmiş. Bende ikisi de aynı anda olmuyor dedim ama yine de endokrin doktoru ile görüşmemi önerdi, ona görüneceğim bakalım. Bir de yine yeni başlayan birşey, sanki tuvaletimi kaçıracakmış gibi bir his geliyor bazen, biraz sistit gibi ama sistit değil. Tuvaletten çıktıktan hemen sonra da olabiliyor, ama tuvalette ağrı sızı yok. Doktorum bunun da normal olduğunu söyledi ama uzun süre devam ederse tahlil yapılacak bunun için.

Bebeğime gelince, sağlığı yerinde fakat bizimki ters dönmüş bu hafta. Önceki hafta kafası aşağıdaydı, sevinmiştim fakat bugün ters olduğunu duyunca biraz üzüldüm. Tabiki 36. haftaya kadar dönebilirmiş ama çoğunlukla şuanki haftada doğum pozisyonuna dönermiş bebekler, benimki ise düzken tersine döndü. Umarım düzelir ve normal doğumumu gerçekleştirebilirim. Olmazsa da tabiki canı sağ olsun, herşey yolunda gitsin de varsın sezeryan olsun ne yapalım=) Çok hareketli, yerinde durmuyor, o yüzden ümitliyim ondan =)
Son durum, ağırlığı 1640 gr olmuş, bense 8 kilo almışım bu zamana kadar. İkimizin de aldığı kilolar normal görünüyor. Fakat son zamanlarda ben biraz beslenmemi ihmal ettim doğruyu söylemek gerekirse. Dediğim gibi, işe güce öylesine kaptırdım ki kendimi, beslenme düzenimi bozdum. Bazen bir bakıyorum kahvaltıdan akşama kadar başka bir şey yememişim, aklıma gelmemiş hiç, açlıkta hissetmemişim. Bunun için belkide alarm falan kurmalıyım, yemek saatlerimi bana hatırlatsın diye. Bakalım, tekrar eski düzenimi kuracağım bu konuda da.
Ani hareketler ile ilgili söylenenler çok doğruymuş. Hani diyorlar ya, ani kalkmayın, ani dönmeyin, yavaş hareket edin vs. Benim gibi hep acelesi varmış gibi yaşayan biri için bu ne kadar zor olsa da ister istemez uyak zorunda kalıyorum artık. Çünkü ani hareketlerde kasıklarıma ağrı giriyor, hızlı yürümek istediğimde karnım aşağıya doğru baskı yapıyor ve beni engelliyor. Yani beden biz istesekte istemesekte tepki verererek bizi bazı şeylere dikkat etmeye zorunlu bırakıyor.

Bu hafta hamileliğin en keyifli kısmına geçtim, bebek odası hazırlıklarına. Oğlumun odası için yaptırdığımız gömme dolap nihayet geldi ve ben aldıklarımızı yıkayıp ütüleyip yerleştirmekle geçiriyorum vaktimi. Öyle minik şeylerki, çok keyifli. Evcilik oynuyor gibi hissediyorum kendimi, odasını süslemek ve düzenlemekten büyük keyif alıyorum. Ve tabi ki bütün gün kendimi kaptırınca akşam pilim bitmiş bir halde sızıp kalıyorum. Kendimi bukadar yoruyor olmaktan şikayetçi değilim, ama umuyorum bebeğime zarar veren birşey değildir, tek bei düşündüren o. Yoksa bütün günümü hazırlıklar peşinde koşarak geçirebilirim.

Bu hafta bebeğim ve bendeki değişimler:

*Bebeğimiz artık hızla büyüyor, vücudundaki yağ oranı artarak şişmanlamaya başlıyor.
*Bu dönemde kadınlar Braxton Hicks adı verilen sık ve rastgele kasılmalar hissedebilirmiş. Ortalama yarım saat sürüyormuş ve ağrısızmış. Ancak sürekli bir hal alırsa erken doğumun habercisi olabilirmiş.
*Göğsümüzden kolostrum adı verilen süt sızabilirmiş, öyle bir durum varsa göğüs pedi kullanabiliriz.
*Bu haftadan itibaren her hafta yaklaşık 500 gr alacakmışız, bunun yarısı bebeğimize gidecekmiş.
*Vücudunu kaplayan laguna adı verilen tüyler artık dökülüyor ve doğuma akdar dökülmüş olacaklar.
*Mide şikayetlerimiz artabilirmiş, bunun için az az ve sık yemek gerekiyormuş. Bebeğimiz büyüdükçe organlara baskı yaptığından mide yanması ve nefes darlığı olabilirmiş
 

30.Hafta

Bebeğinizi neler bekliyor?
Bebeğiniz yaklaşık 40 cm uzunluğunda ve ağırlığı 1 kilo 300 gr. Rahminizin yarısını bebeğiniz, diğer yarısını amniyotik sıvı kaplar, fakat bebeğiniz büyüdükçe amniyotik sıvı biraz azalacaktır. Bebeğinizin görme duyusu gelişmeye devam ediyor, ancak doğana kadar yeterince keskin göremeyecek. Günün büyük kısmında gözlerini kapalı tutuyor. Gözlerini açtığı zaman, ışık değişimlerine cevap verdiği zamandır.
Sizi neler bekliyor?
Bu dönemde uyku problemi çekebilirsiniz ve bu tip günlerde kendinizi biraz daha yorgun hissedebilirsiniz. Kendinizi normal halinizden daha sakar hissedebilirsiniz, bu da çok normal. Sadece ağırlaşmadınız, aynı zamanda vücudunuzun ağırlık merkezi de değişti. Bunların yanında, hormonel değişiklikler sayesinde, bağlarınız gevşedi ve dolayısıyla eklemleriniz daha gevşek duruma geldi. Bu durum dengenizde ufak bozukluklara sebep olabilir. Ayrıca bağlarınızdaki bu rahatlama, ayaklarınızda genişlemeye sebep olabilir dolayısıyla bu dönemde daha büyük numaralı ayakkabılara ihtiyaç duyabilirsiniz.
Hamilelikten önce ruh halinizin değişken olduğunu hatırlıyor musunuz? Hormonel değişiklikler ve rahatsızlık veren belirtiler, duygularınızın inişli çıkışlı olmasına neden olabilir. Çocuğunuzun nasıl görüneceğini merak etmeniz ya da iyi bir anne olabilecek miyim? diye endişelenmeniz gayet normal. Fakat bu düşünceler sizi bunalıma sokuyorsa, sarsıyorsa, aşırı hassas olduysanız ya da çok telaşlıysanız mutlaka doktorunuza danışmalısınız. Bu dönemde her 10 kadından 1 tanesi depresyona giriyor. Eğer sık sık sinirleniyor ve birçok konu hakkında endişe duyuyorsanız da mutlaka doktorunuzu bilgilendirmelisiniz.

Kaynak:Acıbadem Hastanesi

9 Kasım 2014 Pazar

29.Hafta



Bu 2 hafta benim için epey zor geçti, hamileliğim 2. planda kaldı diyebilirim. Geçen hafta annem ameliyat oldu ve sürekli onun yanındayım. Sadece fiziksel değil zihinsel yorgunluğum çok daha fazla diyebilirim. Hamileliğin verdiği aşırı duygusallık bu haftalarda etkisini oldukça gösterdi. Aşırı hassaslaştım ve sürekli ağlıyorum. Gereksiz şeylere de ağlıyorum ve kendime engel olamıyorum.Oğlumun bundan etkilenmesini istemiyorum ama gerçekten elimde değil.

Hamilelikle ilgili çok sıkıntım yok, ama hiç yok da diyemem tabiki. Gündüzleri gayet iyiyim fakat geceleri için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Kafamın altında 4-5 minderle uyumaktan artık bel ve sırt ağrılarım çok arttı. Sanki bütün kemiklerim tek tek acı veriyor gibi. Ama mindersiz yattığımda da kalça ağrımdan ötürü yatamıyorum. Umuyorum doğumdan sonra normal uyku hallerime dönebilirim.

Bu hafta bebeğim ve ben:

*Bebeğimizin kilosu yaklaşık 1250 gr ve boyu 38 santimetreymiş.
*Bu son 3 aylık dönemde her gün 250 mgr kalsiyum bebeğimizin iskeleti için çok önemliymiş.
*Bebeğimiz artık vücut ısısını kendi ayarlayabiliyor
*Vücudundaki tüyler dökülmeye başlıyor
*Görme yeteneği gelişiyormuş. Eğer çok aydınlık bir ortamda bulunursak bebeğimiz bunu fark edebilirmiş
*Mide yanması ve uyku problemimiz olabilirmiş

5 Kasım 2014 Çarşamba

28.Hafta




Bebeğinizi neler bekliyor?
Bu haftayla beraber bebeğiniz yaklaşık 1 kilogram, 37 santimetre. Bebeğinizin kirpikleri çıkmaya başladı ve artık gözlerini kirpikleriyle beraber kırpabiliyor. Görme duyusu da gelişmeye başladı ve o artık rahminizin filtrelediği ışıkları görebiliyor. Ayrıca beyninde milyonlarca nöron gelişti ve bedenine biraz daha yağ ekleyerek dış dünyaya hazır hale gelmeye hazırlanıyor.
Sizi neler bekliyor?
Bu dönemde her iki haftada bir doktorunuzu ziyaret etmelisiniz. 36. haftadan itibaren de doktor ziyaretlerinizi haftada bire çıkarmalısınız.
RH negatif anne adaylarında eşiyle RH uyuşmazlığı varsa gebelikte alınan kan testi sonuçlarına göre, bebeğin kanına karışabilecek zararlı antikorların gelişimini önlemek için RH immunoglobulin enjekte edilir. (Eğer bebeğiniz Rh pozitifse, doğumdan sonra tekrar Rh immunoglobulin almanız gerekir).
Bu zaman zarfında, bazı kadınların alt bacaklarında karıncalanma hissi olur. Bu his dinlenirken ya da uyumaya çalışırken de karşı konulamaz bir şekilde ortaya çıkabilir. Eğer bu his, hareket ettiğinizde geçici süreyle oluşuyorsa bu Rahatsız Bacak Sendromu (restless legs syndrome (RLS)) olabilir. Bu sendromun asıl sebebi kimse tarafından net olarak bilinemiyor. Eğer bu semptom daha ciddi bir duruma geliyorsa, bacağınızı germeyi ve masaj yapmayı deneyin ve kafeini kesin. Bazen rahatlamanız için demir takviyeleri iyi olabilir, bunun için doktorunuza danışmalısınız.
Kordon Kanı nedir, ne işe yarar?
Kordon kanı, bebeğin doğumundan sonra göbek kordonunun plasenta tarafında kalan kandır. Kordon Kanı bankaları gelecekteki tıbbi gereksinimler için bebeğin kordon kanını saklama olanağı sunar. Vücuttaki pek çok hücreye kaynaklık eden kordon kanı, kök hücreler açısından zengindir. Kök hücreler, birçok hastalığın tedavisinde kullanılabilir. Bu hastalıklar arasında başta lösemiler, lenfomalar ve aplastik anemiler gelir. Ayrıca diğer bazı kanser türleri, bazı kalıtsal kan hastalıkları ve kalıtsal metabolik hastalıkların tedavisinde de ümit vericidir. Unutmayın! Kordon kanı kök hücrelerini yalnızca bir kez, doğumdan hemen sonra toplanabilir.

Kaynak:Acıbadem Hastanesi

1 Kasım 2014 Cumartesi

27.Hafta




Artık son 3 aya geldik, karnım giderek büyüyor, tekmeler artıyor =) Hala bu mucizevi duruma inanamıyorum. Karnıma baktıkça orada minik bir canlının olduğunu düşünmek bana hala çok ilginç geliyor. Hele durmaksızın attığı tekmeleri gördükçe gülüyorum, çok mutlu oluyorum =)

Son birkaç gündür baskı hissi duymaya başladım, uzun süre oturunca kalktığımda sanki saatlerdir tuvalete çıkmamışım gibi bir his oluyor. Zaten tuvalet ihtiyacım da arttı, yeterince su içmiyor olmama rağmen. Su konusunda hala kötüyüm, yeterince içemiyorum =( Doktorun dediğine göre bu baskı normalmiş, hatta daha da artacakmış çünkü hem bebek büyüyor hem de rahim aşağıya doğru iniyor artık. Cumartesi günü yine kontrolümüz vardı, 1184 gr olmuş bizimki =) Öyle tatlı görünüyor ki ultrasonda, o elleri ve ayaklar öpmek için inanılmaz bir istek var içimde. Bir insani hiç görmeden, tanımadan bu kadar çok sevebilmekte çok garip, hakkında hiçbir şey bilmediğim halde aşığım ben ona :))   

Bu hafta bebeğim ve ben ;

*Bebeğimizin beyin dokusu gelişiyor
*Akciğerleri hala tam gelişmemiş olsa da isleyen bir yapıya sahipmiş. Eğer bu hafta doğacak olursa  medikal yardımlarla hayata tutunabilirmiş
* İkinci 3 aylık donemin bitmesiyle artık bazı değişimler bizi bekliyor. Bundan sonraki haftalarda artan bel ağrılarımızla birlikte bacaklarımızda   kramplar da olabilirmiş. Bunun sebebi bacaklarımızın artık daha çok ağırlık taşıyor olması ve rahmin aşağıya inmesiyle damarlara ve sinirlere basınç uygulamasıymış. Kramp girdiğinde bacağımızı duz uzatıp ayağımızı kendimize çekerek rahatlatabiliriz.

* Bebeğimiz bu hafta yaklaşık 37 cm civarındaymış.
* Bu hafta itibariyle bebeğimizin sacları uzayacakmış
* Vücut yapısı şişmanlamaya ve yuvarlaklaşmaya başlıyormuş
* Derisinin altındaki yağ dokusunun artmasıyla artık hızla şişmanlayacakmış
* Bebeğimizin bundan sonra en çok ihtiyaç duyduğu şey kalsiyum o yüzden bol kalsiyum almalıyız.
* Soğuk algınlığına dikkat etmeli ve bol c vitamini almalıyız.
* Hemoroit sorunu olanlarda kabızlık görülebilirmiş