27 Aralık 2014 Cumartesi

36+4 Hafta-Doğum tarihi belli oldu :))



Ve heyecan iki katına çıktı :) Ve-fakat sıkıntılarda başladı. Pazartesi kontrolümüz vardı ve öncesinde NSTye girdim. NST , bebeğin kalp atışları ve hareketlerini izleme yöntemiymiş. Basit ama sıkıcı bir işlemdi bana göre. Bunun için biri kalp atışlarının en çok duyulduğu yere kalp atışlarını dinlemek için , diğeri de karnın üst kısmına kasılmaları kontrol etmek için iki alet bağladılar. 20 dakika öyle yatar vaziyette bekledim , sıkıcı olan kısım buydu :) Sonuçlarda bir problem çıkmadı neyse ki :) Doktorumla görüşmemizde maalesef bebişimin hala dönmediğini gördük -ki zaten biliyordum, karnımın üstünde hala top yutmuşum gibi şişlik var :) o yüzden sezeryan kesinleşti, dolayısıyla tarihte belirlendi. 8 ocak saat 11.de bebişime kavuşmak için doktor kolları sıvayacak :) Beklediğimiz tarih daha ilerisi olduğu için ben bir panik durumuna geçtim tabiki. Bir yandan aşırı heyecan, bir yandan planladığım şeyleri yetiştirebilecek miyim düşüncesi birbirine karışmış durumda. Birde aksilik ya, tam bu koşturmaca panik halimde sancılarımın da başlayacağı tuttu. Birkaç gündür gecelerim işkenceye döndü. Sancılar yüzünden uyuyamıyorum, tam uykuya dalınca bu sefer de tuvalete kalkma gereği duyuyorum, öyle bir durumdayım işte. Bu haftaya kadar çok iyi gelmiştim, hiç sıkıntı çekmediğim için seviniyordum, sonuna kadar da öyle olacak sanıyordum. Ama olmadı, bu kadarı da olsun artık tabi ama gerçekten bu sancılar çok huzursuz edici. Hamilelikten önce de zaten her adet dönemi yaşadığım bir durumdu ama alışılmıyor işte yinede.
Bebişim bu hafta 2780 gr olmuş, bende son aldığım kiloyla 10 kilo almış oldum. Son 2 haftada herhalde 2 kilodan fazla almam gibi geliyor. Zaten iştahım da iyice kapanmış durumda. Yemek yapamıyorum, sadece isteksizlik değil, artık halimde yok mutfakta vakit geçirmeye. Şu sıra birinin gelip bana yemek yapmasını ne çok isterdim :) 
Sürekli uyur vaziyetteyim. Geceleri uykusuz kalmanın da katkısı vardır bunda. O yüzden, uykuyu hiç sevmeyen ben, ne zaman uyku bastırır gibi olursa hemen koyuyorum kafayı, iş güç hiç umurumda değil artık. Nihayet işler konusunda vurdumduymaz olabildim azda olsa, çünkü mecbur kaldım artık :) 
2 hafta sonra fiziksel ve ruhsal olarak normale dönmeyi umuyorum. Son günlerde ruhsal açıdan da oldukça sıkıntılıyım. Duygusallığın en üst noktasındayım, her an her şeye ağlıyorum, mutlu hissedemiyorum, isteksizim, huzursuzum... Ve bunlarında hiç bir sebebi yok, ortada beni bu duruma sokacak hiç bir neden yok ama ben bu ruh halimden yinede kurtulamıyorum.
Dediğim gibi, yapılacak çok işim var doğuma kadar, bu hafta her şeyi tamamlayıp, sonrasındaki günlerimi sadece dinlenerek geçirmek istiyorum. 

Bu hafta bebeğim ve ben;

*Bebeğimizin vücudunu saran tüylerin çoğu dökülüyormuş
*Bebeğimizin artık anne karnındaki zamanı dolmuş sayılıyormuş. 37-42 haftalar arası doğan bebeklerde zamanında doğum sayılıyormuş.
*Bebeğin normal şartlarda şuan baş aşağı durması gerekiyormuş. Ama benimki gibi ters olduğu durumlarda sezeryan gerekebiliyormuş.
*Bebeğimiz artık çok yer kapladığı için daha az ama sık yemek yemeliyiz, rahatsızlık duymamak için.
*Artık mide yanmamız azalacak ve bebeğimiz leğen kemiğimizin içine indiği için nefes almamızda kolaylaşacakmış. Ama diğer yandan da alt kaslarımızda basınç hissine sebep olacak ve yürürken rahatsızlık verebilirmiş.
*Braxton Hicks denen kasılmaları daha sık hissedecekmişiz. Braxton hicks nedir peki, gebeliğin son evresinde rahmimizi gerçek doğuma hazırlayan alıştırma kasılmalarıymış. Bunlar 30 sn civarı sürebildiği gibi 2 dk da sürebilirmiş.
*Artık ev işlerini bırakmalıymışız
*Gece uykularımız ağırlaşmış olabilirmiş fakat maalesef ben artık uyuyamaz oldum, sancılar yüzünden =(


18 Aralık 2014 Perşembe

35+4 Hafta



Bebişimle kendi çapımızda oyun oynuyoruz =) Evet oğlum okadar hareketli ki, bende karnımda onunla oynamaktan kendimi alamıyorum. Zaten başka birşeye konsantre olmak da ne mümkün =) Bu kadar harekete artık dönmüş olması lazım diyorum ama yok arkadaş, dönmüyor bir türlü. Zaten artık istese de dönecek yeri kalmadı oğluşumun. Ne yapalım, gidişat sezeryanı gösteriyor ama olsun, yeter ki sağlığı iyi olsun.
Cumartesi yine kontrolümüz vardı, oğlum 2550 gr olmuş, hızla kilo alıyor kuzum benim. Bende son görüşmeden sonra 1 kilo almışım. Hala kendime baktığımda karnım sanki hiç büyümüyor gibi geliyor ama aynada kendime yandan baktığımda her seferinde şok oluyorum =) Füze gibi bir karnım var şuan =) Kontrollerimiz artık sıklaşıyor, bundan sonra haftada bir gidecekmişiz. Daha sık göreceğim oğlumu demek ki=) Bir sonraki gidişim için doktoruma sormak için sorularım var. Hastane odasını görmek lazım, hastanenin doğum zamanı ne gibi şeyler sunduğunu bilmek lazım ( örneğin bebek bezi, göğüs pompası vs. gibi, boşuna taşımayalım onları veriyorlarsa ), çocuk doktoru nereyi kimi önerir, sezaryen olacaksam eğer bunun için normal doğumdan farklı olarak yanımda bulundurmam gereken şeyler var mı, sezaryen nasıl olacak vs vs... Bir daha ki kontrolde zaten anestezi doktoruyla da görüşecekmişiz.
Henüz 1 ayımız var fakat artık her an doğum olabilir diye dikkatli olmak gerekiyor. Umarım erken doğum olmaz ama olursa da hazırlıklı olmak gerek. Henüz hastane çantamızı hazırlamadım, bir o eksiğimiz kaldı. 2 gündür adet öncesi hafif kasık ağrıları olur ya hani, ona benzer bir ağrı duyuyorum. Kaç aydır o ağrıları duymamak çok güzeldi oysaki, adet görmemek ne güzel bir şeymiş diye düşünüyordum =) Ama sona yaklaştıkça benzer ağrılar başladı işte, dayanılmaz değil tabi ki adet zamanlarında olduğu gibi, ama rahatsız edici. Dün ilk kez hissettiğimde beni çantamı artık hazırlamam gerektiği konusunda tetikledi. Çünkü şuan aniden doğumum gelse o hazırlıklar eşime kalacak ve o neyin gerekli olduğunu, nerede olduğunu bulupta hastaneye getirene kadar ben hastaneden taburcu olurum zaten =) Hastane çantası için listem uzun zamandır hazır, internette epey araştırdım, nelerin gerekeceği konusunda herkes zaten aynı şeyleri söylüyorsa demek ki benimde listemde onlara yer vermem gerek. Ne kadar bana gereğinden fazla maddeler var gibi görünse de, tecrübeli kişileri dinlemek gerek.
Hala yapmayı planladığım bir dünya şey var, neden artık oturup dinlenmiyorum diye soruyorum kendime ama olabildiğince bebişim için elimden gelen her şeyi kendi ellerimle yapmak istiyorum. İhtiyaçlık şeyler değil bu kafamdaki şeyler, kendimi tatmin daha çok =)  Ama böyleyim işte ne yapalım.

Bu hafta bebeğimiz ve biz:

*Artık bebeğimizin içeride manevra alanı epey azaldı, tekmelere aynen devam etse de çok kıpırdayamayacakmış =(
*Bu hafta böbrekleri tamamen gelişmiş, karaciğeri de öyle
*Bu haftalarda yutma eylemini gerçekleştiriyormuş ve siyahımsı bir karışım olan mekanyumu yutacakmış, bu onun ilk bağırsak hareketiymiş. Doğumdan sonra yaptığı ilk dışkısının siyah ve yapışkan bir kıvamda olmasının sebebi de bu yuttuğu mekanyummuş.
*Normal şartlarda bebeğin kafası bu haftalarda artık aşağı dönmüş olması gerekiyormuş. Ama bizimki gibi dönmemekte direnebilir tabiki.
*Ellerimizde ve ayaklarımızda gözle görülür şişlik ve ödemler oluşacakmış (bende hala herhangi bir şişme olmadı hiç ) Bu yüzden fazla tuzdan doğuma kadar kaçınmak gerekiyor.
*Tuvalet ihtiyacımız daha artacakmış. 2-3 gündür belirgin şekilde sıklaştı, 10 dk.da bir bile gitsem yeridir yani. Bu kadar az su içiyorken nasıl bu kadar tuvaletim geliyor anlamıyorum =)

34.Hafta


Bebeğinizi neler bekliyor?

Bebeğiniz yaklaşık 2,5 kg ve 45 cm boyunda yani bir kavun boyutlarındadır. Bu dönemde, bebeğin yağ katmanları oluşmaktadır. Bu durum vücut ısısını düzenler ve yuvarlak hatlara sahip olmasını sağlar. Derisi hiç olmadığı kadar pürüzsüz olacaktır. Merkezi sinir sistemi ve akciğerleri oluşmaya başlamaktadır. Eğer erken doğum konusunda endişeliyseniz, 34-37 hafta arası doğan bebeklerin hiçbir sağlık problemi olmadan, sağlıklı bir şekilde doğduklarına sevinebilirsiniz. Yeni doğan servisinde kısa süreli gözlem altında bulunabilirler ama uzun vadede normal doğum sürecini tamamlayan bir bebek kadar sağlıklıdırlar.

Sizi neler bekliyor?

Bu hafta itibariyle, ilk 3 aylık dönemdeki yorgunluktan farklı olmak üzere yorgunluk tekrar baş gösterecektir. Fiziksel gerginliğiniz, düzenli aralıklarla tuvalete gittiğiniz için uykusuzlukla sonlanan geceleriniz, rahat bir pozisyon alma amaçlı yaptığınız dönme hareketleri sonucunda yorgunluğunuz ve bitkinliğiniz tamamen normal. Şimdi biraz doğum zamanı için enerji biriktirme ve yavaş hareket etme zamanı. Uzun süredir oturuyor ya da yatar pozisyondaysanız, bir anda ayağa kalkmayın. Ayak ve bacaklarınızda toplanan kan, bir anda kalkmanız sonucunda baş dönmesine ve geçici olarak tansiyonunuzun yükselmesine sebep olacaktır.
Kalçanızda, uyluğunuzda veya arkanızda, cildinizde ortaya çıkan kırmızı kabarcıklar ya da kaşıntılar fark ettiyseniz, bu gebelik kaşıntılı ürtiker papüller ve plaklar (PUPPP) olabilir. Bu kaşıntı ve plaklar hamile kadınların %1`inde görülmektedir. Bu durum zararsızdır fakat rahatsız edici olabilir. Doktorunuz daha rahat hissetmeniz için bir tedavi uygulayabilir. Gerekli duyduğu takdirde de bir dermatoloji uzmanına gitmenizi isteyebilir.
Son 3 aylık dönemde yatakta dönmek nerdeyse bir kabus gibidir. Çözüm olarak büyük beden saten pijamaları ve saten yatak çarşaflarını deneyebilirsiniz.

Kaynak:Acıbadem Hastanesi

10 Aralık 2014 Çarşamba

33.Hafta



Bu hafta bebeğimle ilgili en büyük gelişme, yüzünü görmek oldu sanırım =) Bu kadar net bir halini görmek beni çok duygulandırdı, sanki doğmuşta fotoğrafını çekmişiz gibi. Doktorum ultrasonda yanaklarını görür görmez hemen fotoğrafını bastı bize. İlk defa böyle güzel bir poz verdiği için o da kaçırmak istemedi tabiki=) Ama yanakları gerçekten tam ısırmalık, bakmaya doyamıyorum. Fotoğrafa bakılırsa babasına benzeyecek, hadi bakalım =))
Evet, bu hafta doktor kontrolümüz vardı, oğlumuz 2089 gr olmuş, zaten tombik yanaklarından da anlaşılacağı gibi haftasından ilerde gidiyor kilosu. Doktorun dediğine göre 1800 gr civarı oluyormuş ama bizimki biraz fazla gibi görünüyor. Tabi sağlığı yerinde. Ben önceki kontrolden sonra hiç kilo almamışım ama, herhalde oğlum direk benim kiloları kendine aldığı için o şişmanlarken ben aynı kalıyorum =) Şimdiye kadar toplamda 8 kilo aldım, doktora göre doğuma 11-12 kilo ile gideceğim yaklaşık. Tabi bu son 7 hafta içinde 4 kilo alabilirim gibi gelmiyor bana ama herkesin dediğine göre son ay en çok kilo alınıyormuş. Bakalım göreceğiz.
Artık ufak tefek rahatsızlıklarım olmaya başladı. Mesela göğsümdeki baskı sıklaştı, artık oturduğum yerde nefes nefese kalıyorum, göğsüm sıkıştığı için. Ayakta sabit duramıyorum uzun süre, kasıklarımda ağrı oluyor. Zaten çok fazla sık tuvalet ihtiyacı duyuyorum ve az bile olsa bana rahatsızlık verdiğinden ömrüm banyo yolunda geçiyor diyebilirim. Ev işlerini iyice boşladım, yapamadığım için içim hiç rahat etmiyor ama elimden gelen bir şey de yok. Artık beni çok zorluyor ve tansiyonum düşmeye başlıyor. O yüzden kendime boşver biraz daha idare et deyip duruyorum. Sonuçta oğlumun rahatı ve sağlığı daha önemli. Şunun şurasında ne kaldı ki, 1.5-2 ay sonra eski enerjime kavuşacağım nasıl olsa.
Bu haftaki kontrolümüzde de maalesef oğlum hala dönmemiş, 36. haftaya kadar bekleyecekmişiz. Ama artık dönmesi tabi ki güçleşti ve daha da güçleşecek. Ve dönmesi için yapılabilecek birşey yok beklemekten başka. Sürekli elimle kontrol ediyorum döndü mü diye ama hala kafası yukarıda. Bu arada onunla iletişim kurmaya başladım kendi çapımda. Kafası yukarıda olduğu için elimle yokladığımda hissedebiliyorum. Bazen kafasını okşuyorum ve hemen hareketlenmeye başlıyor, onunla iletişim kurduğumu görmek çok hoşuma gidiyor. Uzun süre hareketsiz durduğu aman endişeleniyorum ve her şey yolunda mı diye kafasını okşuyorum hemen. O da karşılık verince içim rahatlıyor.
Son 7 hafta nasıl geçecek bilmiyorum, hayatımda hiçbir şeyi istemediğim kadar çok istiyorum oğlumun doğmasını. Bütün gün onunla yatıp onunla kalkıyorum, düşünmeden duramıyorum işte ne yapayım =)



Bu hafta bebeğim ve ben:

*Bebeğimiz artık buruşukluğunu kaybederek görüntüsü belirginleşmeye başlıyormuş
*Merkezi sinir sistemi ve akciğerleri olgunlaşma aşamasına yaklaşmış.
*Bebeğimiz iyice büyüyor olduğu için denge problemi yaşayabilirmişiz
*Parmaklarda, bileklerde ve ellerimizde ağrı veya hissizlik olabilirmiş.
*Bu hafta duygusallığımızın epey arttığı bir hafta olabilirmiş
*Artık hem karnımızın büyümesi, hem gece uykusuzlukları, fiziksel zorlanma ve sık idrara çıkma gibi sebeplerden dolayı kendimizi halsiz ve yorgun hissedebilirmişiz.Bu yüzden artık enerji toplamak için kendimizi daha çok dinlendirmeliyiz.
*İlerleyen günlerde gaz problemi yaşayabilirmişiz
*Bel ve sırt ağrılarımız olabilirmiş. Bunun için kısa süreli yürüyüşler yapmak iyi gelebilir. Ayrıca uzun süre oturur vaziyette kalmamak gerekiyor.
*Bacaklarda şişme ve kramplar olabilirmiş

3 Aralık 2014 Çarşamba

32.Hafta



Bir hafta daha geçti, gittikçe heyecanım da artıyor. Ruhsal açıdan ara ara kendimi kötü hissediyorum, hormonal değişimlerin etkisi diyerek çok üzerinde durmuyorum. Tabi bu dönemi çalışmayarak evde geçirmek de ruhsal durumumu olumsuz etkiliyor. İnsan çalışmaya alışık olunca rahatsız oluyor tabi. Ama ben elbette evdeki şu vaktimi boş geçirmiyorum, miniğim için hazırlıklarla geçiriyorum vaktimi. Kendimi tamamen odasını dizayn etmeye adadım son zamanlarda. Ev için yapacaklarımı şimdilik askıya aldım, önceliğim oğlum elbette. Önümüzde az bir zaman kaldı ve bu zamanın da sanıyorum ki son haftalarında hazırlıklarla uğraşacak enerjim olmayabilir. Gerçi şuan ki düşünceme göre doğum anına kadar enerjim çokta düşmeyecek, iş güç yapmaya devam edebileceğim. Çünkü gündüzleri kendimi son derece enerjik hissediyorum, evin her işini yapabiliyorum. Tabi ki eskisi kadar hızlı yapamıyorum, dinlene dinlene ve yavaş hareketlerle yapıyorum ama yapıyorum=)  Özellikle beni zorlayan şey yere eğilmeyi gerektiren işler, onlarda epey zorluk yaşıyorum. Karnım izin vermediği için zorlanıyorum, bebişimin de rahatsızlık duymasını istemediğim için dikkat etmeye çalışıyorum ama yine de bir şekilde yapıyorum yapacaklarımı, kendimi engellemiyorum.

Bebişimin odası nihayet tamamlandı. Bu hafta park yatağını da aldık ve kurduk. Kıyafetlerini de yıkayıp ütüledim ve dolabına yerleştirdim. Yani artık tek eksiğimiz minik beyefendinin kendisi =) Sürekli odasına girip giysilerini kokluyorum, öyle güzel kokuyorlar ki, sanki bebek gibi. Sabun tozu ile yıkıyorum onun eşyalarını ve inanılmaz güzel bir kokusu var, gardırobun içi her açtığımda buram buram sabun kokuyor.

Minik kıyafetlerine baktıkça sabırsızlığım kat kat artıyor, onların içinde görmek istiyorum artık. Ben daha şimdiden ona doyamıyorum, hayallerimde hep o var, birde gerçek olduğunda nasıl doyacağım bilmem =) Yorgunluk falan umurumda olmaz, bütün gece oturup onu izleyebilirim.

Bebek sahibi olmanın gerçekten en güzel tarafı onu kendi karnında taşımak. Tabi ki çocuk yetiştirmek onun sorumluluğunu almak çok güzel bir duygudur ama onu kendi karnında taşımak kadar değil. 9 ay boyunca her saniye onunla beraber olmak, her hareketini hissetmek, onun da her duygumuzu hissetmesi bambaşka bir şey. Annelik gerçekten o tohum ilk içimize yerleştiğinde başlıyor, ve o büyüdükçe de annelik duygusu da büyüyor. Hamileliğimle birlikte en çok şükrettiğim şey bu işte, iyi ki kadın doğmuşum ve iyi ki bu duyguyu tatma şansı verilmiş bana. Her kadın sadece anne olmak değil, hamileliğin verdiği bu  yeni ve harika duyguları da yaşamalı.

Bebişimi sürekli kontrol ediyorum döndümü diye ama henüz dönmedi =( Başının olduğu yeri ara ara okşuyorum ve hemen tepki veriyor, hareketlenme başlıyor =) Onunla iletişime geçmek çok hoşuma gidiyor. Belki kafasını okşamam rahatsız ediyordur (hafif yapıyorum mümkün olduğunca tabi) ama onun bana karşılık vermesi öyle hoşuma gidiyor ki, şuanda onunla en belirgin iletişimim bu olduğu için yapıyorum işte =)

Hafta sonu endokrinolojiye gittim, şu ani ateş basması ve nefes daralması şikayetlerim için. Çok önemli bir durum gibi görünmüyor fakat doktor tahlil istedi yinede, bakalım tahlil sonuçlarına bakacağız.

Bu hafta farklı bir durumum yok, yeni eklenen rahatsızlık ve şikayetlerim yok. Hatta kasıklarımda ki sızlama ve sistitimsi baskı da bu hafta olmadı, oğlum uslu durarak annesini çok zorlamıyor herhalde =) Ama panik duygusu hala devam ediyor, tek başıma dışarı çıkınca tansiyonum düşüpte bayılmamak için kendimle resmen savaş veriyorum.

Evet gelelim bu hafta bebeğim ve bendeki gelişmelere;

*Bu haftadan itibaren haftada yaklaşık 1 kg alacakmışız ve bunun yarısı bebişimize gidecekmiş. Bebekler kilolarının 4te 3ünü son 7 haftada alıyorlarmış.
*Akciğerleri artık neredeyse gelişimini tamamlamış durumda
*Kemikleri kalınlaşmaya ve olgunlaşmaya başlamış. Kafa kemikleri henüz kaynaşmamış oluyormuş çünkü doğum esnasında sağlıklı ve rahat bir şekilde çıkabilmesi için.
*Annelerin mümkün olduğunca uykuya ağırlık vermeleri gerekiyormuş
*Tırnaklarımız çok çabuk uzamasını  yanında oldukça da kırılgan olabilirmiş. Öyle bir durum varsa  muz, avokado, tahıllı gıdalar ve fındık yiyin deniyor