3 Aralık 2014 Çarşamba

32.Hafta



Bir hafta daha geçti, gittikçe heyecanım da artıyor. Ruhsal açıdan ara ara kendimi kötü hissediyorum, hormonal değişimlerin etkisi diyerek çok üzerinde durmuyorum. Tabi bu dönemi çalışmayarak evde geçirmek de ruhsal durumumu olumsuz etkiliyor. İnsan çalışmaya alışık olunca rahatsız oluyor tabi. Ama ben elbette evdeki şu vaktimi boş geçirmiyorum, miniğim için hazırlıklarla geçiriyorum vaktimi. Kendimi tamamen odasını dizayn etmeye adadım son zamanlarda. Ev için yapacaklarımı şimdilik askıya aldım, önceliğim oğlum elbette. Önümüzde az bir zaman kaldı ve bu zamanın da sanıyorum ki son haftalarında hazırlıklarla uğraşacak enerjim olmayabilir. Gerçi şuan ki düşünceme göre doğum anına kadar enerjim çokta düşmeyecek, iş güç yapmaya devam edebileceğim. Çünkü gündüzleri kendimi son derece enerjik hissediyorum, evin her işini yapabiliyorum. Tabi ki eskisi kadar hızlı yapamıyorum, dinlene dinlene ve yavaş hareketlerle yapıyorum ama yapıyorum=)  Özellikle beni zorlayan şey yere eğilmeyi gerektiren işler, onlarda epey zorluk yaşıyorum. Karnım izin vermediği için zorlanıyorum, bebişimin de rahatsızlık duymasını istemediğim için dikkat etmeye çalışıyorum ama yine de bir şekilde yapıyorum yapacaklarımı, kendimi engellemiyorum.

Bebişimin odası nihayet tamamlandı. Bu hafta park yatağını da aldık ve kurduk. Kıyafetlerini de yıkayıp ütüledim ve dolabına yerleştirdim. Yani artık tek eksiğimiz minik beyefendinin kendisi =) Sürekli odasına girip giysilerini kokluyorum, öyle güzel kokuyorlar ki, sanki bebek gibi. Sabun tozu ile yıkıyorum onun eşyalarını ve inanılmaz güzel bir kokusu var, gardırobun içi her açtığımda buram buram sabun kokuyor.

Minik kıyafetlerine baktıkça sabırsızlığım kat kat artıyor, onların içinde görmek istiyorum artık. Ben daha şimdiden ona doyamıyorum, hayallerimde hep o var, birde gerçek olduğunda nasıl doyacağım bilmem =) Yorgunluk falan umurumda olmaz, bütün gece oturup onu izleyebilirim.

Bebek sahibi olmanın gerçekten en güzel tarafı onu kendi karnında taşımak. Tabi ki çocuk yetiştirmek onun sorumluluğunu almak çok güzel bir duygudur ama onu kendi karnında taşımak kadar değil. 9 ay boyunca her saniye onunla beraber olmak, her hareketini hissetmek, onun da her duygumuzu hissetmesi bambaşka bir şey. Annelik gerçekten o tohum ilk içimize yerleştiğinde başlıyor, ve o büyüdükçe de annelik duygusu da büyüyor. Hamileliğimle birlikte en çok şükrettiğim şey bu işte, iyi ki kadın doğmuşum ve iyi ki bu duyguyu tatma şansı verilmiş bana. Her kadın sadece anne olmak değil, hamileliğin verdiği bu  yeni ve harika duyguları da yaşamalı.

Bebişimi sürekli kontrol ediyorum döndümü diye ama henüz dönmedi =( Başının olduğu yeri ara ara okşuyorum ve hemen tepki veriyor, hareketlenme başlıyor =) Onunla iletişime geçmek çok hoşuma gidiyor. Belki kafasını okşamam rahatsız ediyordur (hafif yapıyorum mümkün olduğunca tabi) ama onun bana karşılık vermesi öyle hoşuma gidiyor ki, şuanda onunla en belirgin iletişimim bu olduğu için yapıyorum işte =)

Hafta sonu endokrinolojiye gittim, şu ani ateş basması ve nefes daralması şikayetlerim için. Çok önemli bir durum gibi görünmüyor fakat doktor tahlil istedi yinede, bakalım tahlil sonuçlarına bakacağız.

Bu hafta farklı bir durumum yok, yeni eklenen rahatsızlık ve şikayetlerim yok. Hatta kasıklarımda ki sızlama ve sistitimsi baskı da bu hafta olmadı, oğlum uslu durarak annesini çok zorlamıyor herhalde =) Ama panik duygusu hala devam ediyor, tek başıma dışarı çıkınca tansiyonum düşüpte bayılmamak için kendimle resmen savaş veriyorum.

Evet gelelim bu hafta bebeğim ve bendeki gelişmelere;

*Bu haftadan itibaren haftada yaklaşık 1 kg alacakmışız ve bunun yarısı bebişimize gidecekmiş. Bebekler kilolarının 4te 3ünü son 7 haftada alıyorlarmış.
*Akciğerleri artık neredeyse gelişimini tamamlamış durumda
*Kemikleri kalınlaşmaya ve olgunlaşmaya başlamış. Kafa kemikleri henüz kaynaşmamış oluyormuş çünkü doğum esnasında sağlıklı ve rahat bir şekilde çıkabilmesi için.
*Annelerin mümkün olduğunca uykuya ağırlık vermeleri gerekiyormuş
*Tırnaklarımız çok çabuk uzamasını  yanında oldukça da kırılgan olabilirmiş. Öyle bir durum varsa  muz, avokado, tahıllı gıdalar ve fındık yiyin deniyor



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder