23 Eylül 2014 Salı

22 Hafta


Sanırım kabullenmek zorundayım, hamileliğim ne kadar rahat geçse de , hamilelikten öncesi gibi olmayı beklememeliyim. Ne kadar hayatıma normal devam etmeye çalışsamda bazı şeylerin geçici de olsa degiştiğini ve ona göre hareket etmem gerektiğini unutmamalıym. Bunu bu haftaki performansımla anladım. Artık bünyem fazla harekete gelemiyor. Ben ki km.lerce yürüsem, günlerce gezsem yine yorulmazdım. Ama artık 2 adım yürümeye dayanamıyorum. Bunda hem almış olduğum kilonun etkisi var (ilk kez tartıda 60 kiloyu gördüm) hemde artık baskı hissi artmaya başladı. Bileğimin hala iyileşmemiş olması da bu yorgunluk hissini katlıyor :( Oyüzden artık kendimi bu kadar yormamam gerekiyor. Alışık da değilim ki boş durmaya, tembellik yapmaya... Nasıl olacak bakalım :)

Bu hafta bebeğim ve bendeki gelişmeler;

* Bu hafta dudakları, gözkapakları ve kaşları daha da belirginleşip diş kökleri gelişecekmiş
* Göz rengi henüz irisdeki pigmentler tamamlanmadığı için belirgin değil
* Şuanda derisi kırışıkmış fakat kilo alıp yağlanmaya başlayınca ortadan kalkacakmış
* Karnımızda bazı izler oluşabilirmiş, bunlar karnımızı saran bağ dokusunun izleriymiş
* Bacaklarmızıda şişme ve ödem oluşmaması için tuzlu yiyeceklerden kaçınmalıyız

14 Eylül 2014 Pazar

21+6 Hafta


Şu blog yazma işine epey üşeniyorum, aslında üşendiğim şey yazmak değil, yazmayı hep çok sevmişimdir. Fakat bilgisayarın başına oturmak hiç içimden gelmiyor. Zaten iş hayatı yüzünden bilgisayar ile 10-12 saat vakit geçiriyoruz, bir de evde onu görmek inan hiç içimden gelmiyor. Öyle bıkmışım ki, 2 haftadır çalışmıyor olmama rağmen yine de özlememişim bilgisayarımı =) Ama artık şu günlük tutma işini düzenli bir şekilde yapmalıyım. Hem artık neredeyse 2. dönemi de yarıladım, geriye ne kaldı ki!!

Evet 2 haftadır çalışmıyorum, çalışmak istiyor ancak çalışamıyorum. Kadın olmak zor iş hayatında, bunu bende anladım artık. Çocukta yaparım kariyer de lafları boş sanırım.Tabi imkansız değil, yapabilen de var eminim ki ama çoğunluk için maalesef bu geçerli değil. Hamileliğim sebebiyle patronum beni işten çıkartmak durumunda kaldı. Hem hak veriyorum hemde kendi açımdan düşününce kızıyorum. Mimarlık masa başı da çalışılabilen hatta home office de çalışılabilen bir meslek, hamile bir kadın için gayet uygun görünse de yanlış pozisyon seçmişim Tabi nereden bilebilirdim, proje yöneticisi olmamdan 1 ay sonra hamile kalacağımı ve ofis dışı işlere gidemeyeceğimi... Sadece çizim yapma görevi olan bir mimar olsam şuan hala çalışıyor olacaktım. Neyse, yani çocuklu bir kadının alabileceği ilk darbeyi aldım. Umuyorum ki doğumdan sonrası için bunu karşıma engel olarak çıkaracak insanlara denk gelmem.

Tabi bir yandan da iyi oldu, daha az stresli, daha çok kendime ve bebeğime vakit ayırabildiğim bir döneme girmiş oldum. Belkide hayatımın tek ve son fırsatı bu, kafamda yapmayı planladığım her şeyi yapabilecek kadar zamanım var artık. Bundan 4 ay sonra emekliliğe kadar bu fırsatım bir daha olmayacak. Hayatımda hem vaktimin çoğunu alan biri olacak hemde iş hayatı olacak. O yüzden bu süreyi güzel bir şekilde değerlendirmem gerekli.

İşsiz sürecin ilk 2 haftası ev işleriyle geçti. Hem hamile hemde ayağı sakat biri olunca 2 günlük işler 2 hafta sürebiliyor böyle=) Neyse ayağım artık epey iyi durumda derken 1 haftadır hastayım bu seferde. Evden çıkmadığım halde nasıl hasta olduğuma anlam veremiyorum. Bebiş benim enerjimi kendine aldığından bağışıklık sistemim güçsüz düşmüş olmalı sanırım=) Olsun, onun için canım feda, yeter ki o sağlıklı gelişsin. Tabi benimde dikkat etmem gerekiyor kendime, ilaç kullanamadığımdan hastalıkta öyle kolay gitmiyor üzerimden. Sürekli nane limon, ıhlamur içiyorum, meyve yiyorum, elimden başka da bir şey gelmiyor.

Bu hafta detaylı ultrasona girdim, bebişimi o kadar yakından görmek çok güzel, ağzı gözü burnu hepsi öyle net görünüyor ki. Detaylı ultrason bebeğin organlarını kontrol etmek için 18-23 hafta arası çekiliyor, beyni,kalbi, omurgası, elleri, ayakları, iç organları, hepsi kontrol ediliyor anormal bir durum varmı diye. Çok şükür hepsi mükemmel, hiç bir sorunumuz yokmuş. Bu hafta bir de tetanos aşısı oldum, 21. haftada tetanos aşısı için sağlık ocağına gitmek gerekiyor. Bir de aşının 2.siz için ekimde gideceğim tekrar. Sağlık ocaklarına hijyen ve ilgi açısından güvenmediğim için kendi hastanemde yapılamaz mı diye sordum doktoruma fakat devlet öyle bir düzenleme getirmiş, aile hekimimizin bulunduğu sağlık ocağında, hamileliğimizin takibini yapan hemşire tarafından yapılması gerekiyormuş. Her sağlık ocağı öyle midir bilmiyorum ama benim hemşirem gerçekten çok şeker ve ilgili birisi, devlet kurumlarının o suratsız, işini severek değil mecburiyetten yaptığı her halinden belli olan tavrı onda yok. Olması gereken de bu zaten. O yüzden şikayetim yok =)


Bebeğimin hareketleri giderek daha da artıyor, henüz bu hareketliliğe alışabildiğimi söyleyemeyeceğim. Çoğunlukla hareket halinde olduğum için oturduğum anda başlıyor tepinmelere, ve bu bazen rahatsızlık verse de çok hoşuma gidiyor. Onun iyi olduğunu hissetmek, içimde canlı birşeyin olduğunu hissetmek beni çok mutlu ediyor. Sürekli karnımı izliyorum, ama hala eşime göstermek kısmet olmadı. Sanki tekme atsın diye beklediğimizi anlıyor gibi, öyle zamanlarda hareketsiz duruyor =) Ama ben hep yakalıyorum tek başımayken, hissedebildiğim için tekmenin ne taraftan geleceğini biliyorum, o tarafa bakıyorum ve hep yakalıyorum, harika bir şey gerçekten.

21. Haftada bebeğimiz ve bizdeki gelişmeler:

*Bebeğimizin boy uzaması duruyor ve kilo alma süreci başlıyormuş
*Artık amniyos sıvısı içinde yüzemediğinden dizlerini kırıp oturma pozisyonu alıyormuş
*Sıklıkla uyuyormuş, nadiren uyanık olacakmış
*Bebeğimizin cildi artık transparanlıktan çıkıp beyazlamaya başlıyormuş
*Karanlık ve aydınlığı artık birbirinden ayırt ediyormuş
*Karnımızdaki gurultuyu, kan kanallarındaki sesi, kalp atışlarımızı duyabiliyormuş
*Gözleri oluşmuş durumda ancak irisi oluşmadığı için göz rengi belli değilmiş
*Rahmimiz göbek deliğinin üzerindeymiş artık, karnımız daha zorluk çıkaracak kadar büyümesede kendimizi daha ağır hissedebilirmişiz. Ağırlık merkezimiz de değişmiş (düşme tehlikesine karşı dikkat edilmesi gereken bir durum olabilir bence)
*Bu dönemde aşerme olabilirmiş ama azar azar yemeye dikkat etmeliymişiz
*Bol vitamin ve kalsiyum içeren besinler tüketmeye çalışmalıymışız
*Bebeğimize zaman ayırmamız tavsiye ediliyor, ona hikaye anlatmak, ona dokunmak hoşuna gidebilirmiş.
*Artan yağ üretimi sivilce oluşmasına sebep olabilirmiş, sivilce hapı kesinlikle kullanmamalıyız, belki temizleyiciler ile bundan kurtulabiliriz.
*Bu dönemde vücut varis oluşumuna yatkın olduğundan, bundan korunmak için mümkün olduğunca spor yapmalı, ayakları havaya dikmeli, sol tarafa yatmalı ve hamilelik çorabı giyebilirmişiz.

13 Eylül 2014 Cumartesi

20. Hafta (3 Eylül tarihli yazımdan)

Çok heyecanlı gelişmeler oluyor =) Yani bunu tabiki ancak hamile olan anlayabilir, belki başkası için küçük bir şeydir. İlk defa tekmesini gözümle gördüm =)) İçimde hep hareketlilik vardı zaten son 1-2 haftadır, ona artık alışmış gibiydim. Ama bugün, gözle görülür hale geldi artık=) Epey hareketliydi, bunda dondurma yemiş olmamın da sanıyorum etkisi vardı. Bebekler tatlı bir şeyler yiyince hareketli oluyormuş diye duymuştum.Çok hareketli olduğunu fark edince karnımı açıp seyretmeye başladım, ve karnımdaki o dalgalanmaları tepecikleri görünce öyle mutlu oldum ki anlatamam. Hemen eşimi aradım bunu paylaşmak için, ona da gösterebilmek için sabırsızlanıyorum. Ama sanıyorum başkalarına göstermek için biraz daha zaman var. Çünkü tekrar o tepeciğin oluşması için epey gözümü karnımdan ayırmadan seyretmem gerekiyor. Benim için hiç sorun değil, o hareketlerini görmek için saatlerce boş boş bakabilirim, o kadar güzel bir şey ki onu hissetmek. Her hareketinde hayal ediyorum, içeride nasıl göründüğünü bacaklarını tekmeleme şeklini... Hayal etmekte güzel tabi ama ona dokunmak, onu sevmek istiyorum ben. Daha bunun için bir bu kadar daha zaman var, yarısına geldik henüz =(

Bunun dışında bu hafta başka bir değişiklik yok, karnım giderek büyüyor, son 2-3 haftada hızlı bir büyüme gösterdi ve artık hamile olduğum epey anlaşılıyor olmalı. Bu hem hoşuma gidiyor hem de beni korkutmuyor desem yalan olur. Aynada kendimi görünce, bunun artık dönüşü olmadığını fark ediyorum, o doğum olayını öyle yada böyle yaşayacağım kafama dank ediyor. Ve işte o zaman beni korku sarıyor. Evet aslında bende doğumdan korkanlardanım, çoğunlukla bunu hiç düşünmeyerek bu korkumu son saatlere ertelemeye çalışıyorum. Fakat karnımın büyüdüğünü ve doğuma doğru ilerlediğimi görünce elimde olmuyor işte. Bir yandan kendimi teselli etmeye çalışıyorum, herkesin başına gelen bir şey olduğunu, her gün binlerce kadının doğum yaptığını, hatta bir kere yapanın 2. hatta 3. kez bile yapmak istediğini, bunun doğanın dengesi olduğunu kendime sürekli söylüyorum. Sonuçta sadece birkaç saat zorluk çekeceğim, sonrasında onu kucağıma aldığımda buna değecektir diye düşünüyorum. Bu şekilde kendimi rahatlatma çabalarıma devam etmeliyim =)

Epeydir ara ara fotoğrafımı çekiyorum buraya koymak için ama bir türlü onları toparlayamamıştım. Nihayet paylaşıyorum artık. Yogada artık her hafta hocama fotoğrafımı çektireceğim, oranın ortamı daha müsait =)



Bu arada yoga gerçekten iyi geliyor. Son günlerde uyku problemim başladı, bileğimin burkulmasıyla da ilgili tabiki. Malesef sağıma yatmakta zorlanıyorum ayak bileğim rahatsız ettiği için. Sırtüstü yatamıyorum kalça ağrımdan ötürü, yüzüstü zaten yatmıyorum  bebişim sıkışmasın diye. Ama sadece sola doğru yatmakta olmuyor tabi, bütün geceyi aynı pozisyonda geçirince tüm kemiklerim ağrıyor bu seferde. Çözüm olarak başımın altına yastık doldurdum, bacaklarımın arasına da minder alıyorum. Biraz işe yarıyor, en azından kısa süreli olarak sırt üstü de yatabilmemi sağlıyor. Ama yine 10 dk.dan fazla o şekilde yatarsam kalçam inanılmaz şekilde ağrımaya başlıyor. Yoganın sonunda derin gevşeme diye bir şey var, orada o kadar güzel kendimden geçiyorum ki. Hocam her tarafıma yastıklar dolduruyor ve minimum ağrıyla kalkıyorum. O 15 dk.lık sürede rüya görecek kadar gevşiyorum =) Yoga hocam o anda fotoğrafımı çekmiş, gerçekten rahat görünmüyor mu=) Benim gibi kalça veya bel ağrısı olanlara tavsiyem, hamilelikte gerçekten çok iyi geliyor bu düzenek.


Evet gelelim bu hafta bebeğimiz ve bizde ne gibi gelişmeler var:

*Bebeğimi bu hafta yaklaşık 16 cm uzunluğunda ve 250 gr civarındaymış
*Bebeğimiz yutkunma egzersizleri yapıyor, ee sindirim sistemi için bunları öğrenmesi gerek =)
*Bebeğimiz dışarıdan gelen çok yüksek sesleri duyabilir. Onunla konuşmalı, hikaye okumalıyız ki sesimizi tanısın. Tabi yüksek sesli tartışmalardan da artık uzak durmak gerek, onu üzmek korkutmak istemeyiz =)
*Saçları ve kaşları çıkmış ufaklığın ancak pigmentleri olmadığı için dede gibi beyazmış
*Bebeğimiz erkek ise testisleri karın boşluğundan torbalara doğru inmeye başlayacakmış. Eğer kız ise, şuanda yumurtalıklarında 6 milyon kadar yumurta hücresi varmış, tabi bunlar giderek azalacaklarmış ve doğum yaptığımızda 1 milyona inecekmiş.
*Bu haftaya kadar 4-5 kilo almış olmak normalmiş, bu haftadan itibaren her hafta yaklaşık yarım kilo alacakmışız.
*Artan kan basıncımız ve bebeğimizin ihtiyacı sebebiyle demir ihtiyacımız daha da artacakmış, bol bol demir içerikli beslenmemiz gerekiyor.Bunun için kırmızı ve beyaz et, soya içerikli besinler, ıspanak, kuru erik, kuru üzüm gibi besinler tüketebiliriz. Gerekirse demir hapı kullanılabilir. Ben doktorumun tavsiyesiyle şuanda kullanıyorum.
*Karnımızda kaşıntı olması normalmiş, karın gerilmesinden kaynaklıymış.
*Sırt ağrıları için giydiğimiz ayakkabı da önemliymiş. Tamamen düz ayakkabı da giymeyin deniyor ancak 5 cm.den fazla topuklu da giymemeliyiz.

19 Hafta

Bebeğinizi neler bekliyor?

Bebeğinizin beyni bu dönemde koku alma, tat alma, duyma, görme ve dokunma algıları için bölümlere ayrılmakta. Bu nedenle bebeğinizle konuşmaya devam edin, ona kitap okuyun veya şarkı söyleyin. Aranızdaki bağı kuvvetlendirmek için denemeye değecektir.
Bebeğinizin bacakları artık nihai oranlarına ulaştı. Ancak doğduğunda kol ve bacaklarının kısa olduğunu göreceksiniz. Bu durum normal olmakla beraber bebeğiniz emekleme döneminden yürümeye geçerken uzayacaktır.

Sizi neler bekliyor?

Özellikle yorulduğunuz günlerde karın alt kısmında ağrılar hissetmeye başlayabilirsiniz. Ağrılarınızın nedeni karnınızı saran bağ dokularının acısıdır. Rahminizi destekleyen bu dokular artan kiloya uyum sağlamaya çalışmaktadır. Ağrılar katlanılamayacak bir şiddette olmadığı sürece endişelenmenizi gerektirecek bir durum söz konusu değil.
Cildinizde yer yer koyuluklar oluşabilir bunların nedeni hamilelikte anlık olarak artan renk pigmentlerinizdir. Bu koyu lekeler üst dudak, yanak veya alın bölgenizde ortaya çıktıysa adına kloazma veya hamilelik maskesi denir. Göğüs uçları, koltuk altları, bacak içi veya cinsel organ etrafınızda da koyu izlere rastlayabilirsiniz. Göbek deliğinden kasık kemiğinize uzanan düz koyu çizgiye linea nigra denmektedir. Bu koyu lekeler doğum sonrası azalma gösterecektir. Bu arada kendinizi güneş ışığından korumalısınız. Güneş kremi, şapka ve kapalı kıyafetler tercih edebilirsiniz. Hamilelik maskesi canınızı sıkıyorsa makyajla kapatmaya çalışabilirsiniz.

Kaynak:Acıbadem Hastanesi