3 Ekim 2014 Cuma

24+5 Hafta


Nihayet bebeğim için hazırlıklara başladım. Aslında hazırlıklar için hazırlık yapmak gibi bir şey oldu daha =) Malum, son ayların zor geçtiğini çok duyuyorum, o yüzden alışveriş işlerini şimdiden halletmek istiyorum. Bu haftaya kadar gayet rahat geldim ama bundan sonrasında nasıl bir 3 ay ile karşılaşacağımı kim bilebilir. O yüzden ben kendimi garantiye alayım diyorum.

Geçen gün Eminönü'ne gittim. Aman allahım, bebek bekleyen herkesin muhakkak gitmesi lazım, ne ararsan, hatta aramazsan orada var. İstediğin markanın istediğin şeyini orada bulabiliyorsun. Bu gidişim daha çok kendi elcağızımla yapacaklarım için kumaştı, kurdelaydı iplikti vs. almak içindi. Tabi birde bebek eşyaları için ön araştırma yapmaktı. İnternette malum hep okuyorum, oradan alışveriş yapanları falan, gerçekten gitmeye değer mi diye bi ön araştırma yaptım. Ve bana kalırsa değer diyorum. Neden değer diyorum, çünkü dışarıda mağaza mağaza gezip her alınacaklar için farklı dükkana girip çıkmaktansa, Eminönünde 1-2 dükkana girerek bütün ihtiyaçlar karşılanabilir diye düşünüyorum. Bir de çeşitleri bir arada görebildiğim için neye ihtiyacım var, benim bilmediğim ne var onları da görme şansım oldu. Kalite konusunda tereddütlüydüm en çok, yani kaliteli marka ve ürünler de bulunuyor mu acaba diye düşünüyordum ki evet onları da bulmak mümkünmüş. Özellikle 'Havuzlu Han' diye bir han var, orada bebek yatağından tutun loğusa pijamasına, bebek şekerine, herşeyi bulmak mümkün. Gitmişken fiyat bilgisi de aldım fakat dışarıdaki fiyatları şuan bilmediğim için uygun mudur değil midir kıyaslayamıyorum. Onun için de araştırma yapmam gerekiyor ama yine de çok fark olacağını sanmıyorum. Açıkçası hepsini bir çırpıda halledebilmek açısından ben oradan almayı düşünüyorum. Tabi bunun için yanımda eşimle gitmem gerekiyor, tek başıma bir kez daha gitmeyi göze alamam sanırım, zaten taşıyamam da. Kendimi hala eskisi gibi enerjik olacak gibi sanıyorum diye yazmıştım daha evvel. Hala öyle sanmaya ve yanılmaya devam ediyorum. Eminönü'ne gidiş geliş yolda geçen süre ve gezmeler dahil 4 saat sürdü ama sanki bütün günü sokaklarda gezerek geçirmiş gibi yorgun geldim eve. Bu kadar çabuk yorulmayı hala kabullenemiyorum ve bu yüzden de sanırım kendimi fazla zorluyorum. Evden çıkarken neredeyse seke seke tam enerjiyle çıkıyorum, sanki 6 aylık hamile olan ben değilmişim gibi, ama 15-20 dk yürüdükten sonra hızım kesilmeye başlıyor. Bir yandan da sakatlanan bileğim ağrımaya ve beni zorlamaya başlıyor. O yüzden uzun süreli ayakta durmalar beni aşırı yoruyor, ama yine de oturmak bilmiyorum. Evdeyken bile bütün gün ayaktayım. İşe giderken daha çok dinleniyordum gerçekten =)

Yani durum o ki, artık bebek odasını düzenlemeye başlıyorum. Kafamda birtakım planlarım var, onları hayata geçirmek için ise önümde yaklaşık 3.5 ay var (hatta şuna 3 ay diyelim). Önceliğim tabiki işin dikiş kısmı, onları aradan çıkarırsam gerisi kolay zaten =)

Bizim ufaklık beni azıcık otururken yakalamasın, başlıyor tepinmeye. Sanırım annesi hiç yerinde durmadığı için o da yoruluyor olmalı, dört gözle oturmamı bekliyor belli ki =) Tekmelediği anları hiç kaçırmak istemiyorum, hemen karnımı izlemeye başlıyorum, sanki yüzünü ayaklarını görebilecekmişim gibi =) Düşünüyorum sürekli, elimi hissedebiliyor mu acaba diye, veya ona bakıyor olduğumu anlıyor mu diye. Sonuçta benim içimde, duygularımı da hissedebiliyordur gibi geliyor. Hatta öyle ki, bazen kafamdan geçenleri bile anladığını düşünüyorum, kötü şeyler düşünmemeye, özellikle de doğumdan korktuğumu düşünmemeye çalışıyorum. Bunlar hep fazla fantastik diziler kitaplar okumamdan kaynaklanıyor tabi, bazen abartı düşünceler aklıma gelebiliyor =)

Bebeğim için sağlıklı beslenmeye bayağı takmış durumdayım. Mümkün olduğunca herşeyi kendim yapmak istiyorum ve deniyorum da. Dün ilk defa kendi yoğurdumu yaptım, gayette güzel oldu. Ama kaç gün dayanacak bilemiyorum tabi. Bebeğim için elimden gelen en sağlıklı şeyleri tüketmeye çalışıyorum. Bu konuda çok bilgi sahibi değilim ama araştırıyorum sürekli, neler yapabileceğimi, nasıl beslenmem gerektiğini. Neyse ki artık kış geliyor ve meyve tüketimim daha da artacak. Malum kışlık meyvelerde daha çok vitamin var. Sık sık mandalina alıp sıkıyorum. İçecek olarak hazır ürünlerden uzak duruyorum, kendim hazırlıyorum hep. Bir tek sütü almak durumundayım tabi=) Onu da AOÇ alıyorum, içlerinde en çok güvendiğim onun sütü çünkü. Yoğurt yapmak için artık açık süt alacağım, onun da tadı bir harika. Komşumuz sayesinde öğrendim, onlar güvenerek alıyormuş, yıllardır çocuğuna da içiriyor ve yoğurdu da onunla yapıyormuş. Bende güvenebilirim diye düşündüm. İnternette bu sütlerle ilgili, pastörize sütü öneriyorlar aslında ama insan neye inanacağını bilemiyor ki. Herkes çıkarları doğrultusunda bir şeyleri övüp, bir şeyleri yerin dibine sokuyor. O yüzden çokta dikkate almamaya çalışıyorum söylenenleri.

Neyse, bugün benim biraz çenem düşmüş olmalı =) Vakit ayırıpta bilgisayarın başına oturabilirsem, hazırlamış olduğum ihtiyaç listemi ve beslenmeyle ilgili araştırmalarımı paylaşmak istiyorum. Umarım doğumdan önce bunu yapabileceğim =))

Bu hafta bebeğim ve ben;

*Bebeğimiz yaklaşık 500 gr olmuş ve yaklaşık 30 cm civarıymış
*Artık yağ depolamaya başlamış
*Buruşuk olan derisi pürüzsüz hale gelmeye başlamış
*Nefes telleri hazırlığını sürdürürken, burun delikleri de nefes alabilmek için açılıyormuş
*Annelerin genital bölge temizliğine çok dikkat etmesi gerekiyor, mutlaka pamuklu çamaşırlar giymeli, soğuk yerlere oturmamalıyız.
*Artık hareketlerimiz giderek ağırlaşıyor, egzersize önem vermeliyiz. Ancak egzersiz sırasın çok yorulursak, başımız dönerse vs. biraz dinlenerek devam etmeliyiz.
*24-28 haftalar arası glikoz testi yapılıyor. Hamilelik şekeri olup olmadığı kontrol ediliyor. Bunla ilgili bazı hamilelerin yaptırmak istemediklerini duydum. Bebeğe bu şeker yüklemesinin zarer verebileceğine dair birtakım söylentiler var. Fakat epey araştırdım, verilen doz 50 gr. Ve bu 50 gr glikozu eminim hamilelik sırasında çok daha fazlasını zaten çeşitli gıdalardan alıyoruz. Zararı olsa şekerden tamamen uzak durun denirdi. Ayrıca doktoruma da sordum, yapılması gerektiğini ve sakıncasının olmadığını söyledi. Çünkü eğer bir rahatsızlık var ise, bebeğin iri doğması ve zor doğum yapılması gibi olumsuz etkileri olabiliyormuş. Eğer ilk testte ölçüm sonucu 140 mg üstünde çıkarsa testi tekrarlıyorlar, ama altındaysa gerek kalmıyor. Bakalım, ben bayramdan sonraki hafta yaptıracağım, umarım herşey normal çıkar.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder