Bu aralar epey karışık ve yoğun geçiyor hayatım. Bunda en büyük pay ise annem... 1 aydır annemin göğsündeki kitle ile uğraşıyorduk ve 2 hafta önce göğüs kanseri olduğunu öğrendik. Bu yetmezmiş gibi böbreğinde de kitle çıktı, şimdi de onun tetkiklerinin sonucunu bekliyoruz. Anneme destek için yanında olmaya çalışıyorum, fakat duygusal açıdan bende iyi durumda değilim. Her zaman her konuda soğuk kanlı olan ben, hamileliğimin de etkisiyle olsa gerek, çok hassas bir durumdayım. Sürekli ona birşey olursa diye düşünmeden yapamıyorum, düşündükçe ağlıyorum. Biliyorum, bebişim için kötü bir şey, daha güçlü olmalıyım ama bazen biraz güç oluyor işte...
Neyse, bunlar hayatımın zor kısımları. Ama onun dışında, bebişimle ilgili kısmı gayet yolunda gidiyor. Epey hareketlendi artık, bazen öyle ki 2-3 saat boyunca ara vermeden tekmeliyor:) Bu hoşuma gitmiyor desem yalan olur, ama yaptığım işe konsantre olmamı engelliyor. Bu hafta şeker yüklemesi için hastanedeydik. Benim için pek kolay olmadı desem yeridir. Şeker yüklemesi için aç gitmek gerektiğinden önceki akşamden yiyip yaklaşık 15 saat aç kaldım. E tabi normalde bile açlığa dayanamayan ben, bizim ufaklık beni yiyip bitirirken hiç aç durabilir miyim =) Bayıldım tabi dayanamayıp. Laboratuarda önce şekeri vermeden kan alınıyor. Sonra bildiğin limonatanın az daha şekerlisi 1 bardak içecek veriliyor -ki tadı bence gayet güzeldi, limonatadan farkı yoktu, ve sonrasında 1er saat ara ile 2 defa daha kan veriliyor. Ben ilk saatin ortalarında kötüleşmeye başladım, baş dönmesi göz kararması başladı bende. Hava alayım diye biraz yürüyüş yaptık eşimle dışarıda, daha kötüleştim. Sonrasında kan verme saatim gelince laboratuara gittik, orada sıramı beklerken oturdum ve daha da kalkamadım. Gözümü kapatınca iyice kendimden geçtim. Neyse ki hemşireler alkol koklattı ve bacaklarımı kaldırdılar kendime öyle geldim. Ama kötüleştim diye şeker yüklemesini iptal etmek istediler, beni acile yatırdılar. Doktorum gelince devam etmelerini istedi, zaten bende devam edilsin istedim çünkü o kadar aç kalmışım bunun için, boşa gitsin istemedim. O yüzden acilde yatar haldeyken devam edildi sonuna kadar. İkinci saate o yüzden biraz daha iyiydim, yatar halde olduğum için o kadar etkilemedi. Ama biter bitmez hemen kafeteryaya çıkıp karnımı doyurdum. Yine de o gün tüm gün iptal durumdaydım, halsizdim ve hep uyukladım.Ama değdi, sonuçlar iyi çıktı, bir problem yok neyseki.
Bu arada bizimki yaklaşık 840 gr olmuş, bu aydan itibaren hızlı bir şekilde büyüyecekmiş. Bakalım doğana kadar daha kaç kilo alacak. Ben hamileliğin başından beri tam 6 kilo aldım, bu normalmiş, son 3 ay en bende hızlı şekilde kilo alacakmışım. Ne kadar kiloyla gideceğim doğuma merak ediyorum.
Kilo artışıyla tabiki hayatımda birtakım değişiklikler olmadı diyemem. Dik durmadığım zaman nefes almakta güçlük çekiyorum, sırt üstü yatarkende öyle -ki zaten kalça problemim yüzünden sırt üstü yatamıyorum. Ayakkabılarımı bağlayıp açmak, çorap giymek işkence haline geldi, eğildiğim anda hem karnım izin vermiyor hemde nefes alamıyorum baskıdan ötürü. Bunların yanında birde sık tuvalet ihtiyacı eklendi, son1 haftadır farkedilir şekilde artış oldu ve eskisi gibi tutma şansım yok, sancı yapmaya başlıyor ve ben gecenin bir vakti kalkmak zorunda kalabiliyorum. Dışarı çıkmaya artık çekinir oldum, hem tuvaletim gelirse dışarıda yapmaktan hiç hoşlanmadığım için, hemde teksem eğer tansiyonum düşecek korkusu var birde. Panik atak başlangıcı mı var bilemiyorum fakat kapalı yerde, özellikle metroya her binişimde gözüm kararmaya başlıyor. Oyüzden mümkün olduğunca tek başıma çıkmamaya çalışıyorum. Bu benim için çok zor bir şey, her yere kendi başıma gitmeye öyle alışmışım ki, asla yorulmayan, üşenmeyen, evde duramayan ben, şu işsiz olduğum en güzel zamanda evde tıkılıp kaldım. Ama istekte duyamıyorum, hem bu sebeplerden hemde dışarıda çabuk yorulduğum ve yorulunca da keyif alamadığım için. Hayatım daha şimdiden değişti, sonrasını düşünemiyorum. Ama bugünlerde karar aldım, insanların annelikle ilgili söyledikleri olumsuz şeylere aldırış etmeyeceğim. Ben o çocuk bakmaktan bitkin düşmüş, hayatı altüst olmuş, asosyal olmuş, kendine bakmayan, çocuğuyla oynayacak bile hali kalmayan annelerden olmayacağım. Umduğum gibi giderse eğer, çocuğum benle oynamaktan bunalabilir, okadar ki hevesliyim onunla enerji harcamaya =)
Dün nihayet bizim ufaklığın alışverişi için ilk adımı attık. Eminönüne gittik ve birkaç parça şey aldık. Sürekli onlara bakıp duruyorum, biran evvel o tulumların bodylerin içinde görmek için sabırsızlanıyorum, içinde olduğunu hayal ediyorum. İşte bu yüzden bu alışveriş işini mümkün olduğunca erteliyordum ama artık zamanı geldi. Önümüzde yaklaşık 3 ay kaldı ve yapılacak çok iş var. Bir yandan odasını düzenlememiz lazım, dikeceğim şeyler var kafamda, alınacak eşyalar var...Ohooo =)
Odasına yapılacak dolabın çizimini hazırladım, onu özel yaptıracağız. Yatak konusunda henüz tam olarak 'işte bu' dediğim bir yatak bulabilmiş değilim. Zaten karyoladan vazgeçtim, 1-2 sene sonra kullanılacak karyolayı şimdiden almak pek mantıklı gelmedi bana. Vakti geldiğinde istediğimiz gibi bir karyola alırız. O yüzden şuan park yatak karar vermeye çalışıyorum. Ama çoğunlukla çok fazla renkli ve cicili bicililer, sade bir şey bulmak ne zormuş.
Bu hafta bebeğimiz ve biz;
*Ufaklık şuan yaklaşık 33 cm civarında imiş
*Kulakları artık daha da gelişmiş ve hassaslaşmış olduğundan,sesimizi çok daha iyi duyabiliyor ve tanıyabiliyormuş
*Bu dönemin çoğunu uyuyarak geçirecekmiş deniyor ama benimki pek uyumuyor galiba =)
*Bu haftadan itibaren gözlerini açıp kapama hareketlerine başlayacakmış
*Rahmimiz iyice büyüyerek göğüs kafesine yaklaştığından nefes almamızı engelleyebilirmiş, bunun için gece yatarken başımızın altına 1 yastık daha koymak iyi gelebilir
*Vücudumuzun merkezinin değişmesi, karnın gergin hale gelmesi, karın kaslarının güçsüzleşmesinden, rahmin büyümesinden dolayı bel ağrılarımız olabilirmiş. Bu yüzden bol istirahat etmeli ani hareketlerden kaçınmalı ve yatarken bacaklarımızın arasına yastık koymak gerekebilir.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder