26 Ağustos 2015 Çarşamba

Annelik 7. Ay - Emekliyoruz, kolaysa yakala artık :)


                                             
    


Evet aynen öyle. Peşinden koşturma dönemi artık başladı, vah bana vah :) yok yok öyle kötü bir durum değil, tersine, çok heyecanlı ve çok izlenesi bir durum. Beni yoruyor olması umurumda değil, hayatında bu büyük adımı atması beni çok mutlu ediyor. Artık biraz daha özgür, ve kendine biraz daha güveniyor, ve daha cesur, ve daha istekli... Bir anda öyle hız kazandı ki gelişimi, herşey çok hızlı ilerliyor. Dizlerinin üzerine kalkmasının üzerinden sadece birkaç gün geçmişti ki bir sabah gözümü bir açtım emekliyor. Arkadan onun emekleyişini gördüm ya, o popoyu ısırmak geldi içimden :) Emeklemeye başlamasıyla evin heryerini karıştırmaya başlaması da bir oldu tabiki. Hemen sehpalar ortadan kaldırıldı, dolap üstleri boşaltıldı, saksılar masaya kaldırıldı, çekmece kulpları çıkartıldı... Bir takım önlemler anlayacağınız işte. Ona zarar verebilecek herşeyi kaldırmaya çalıştım. Öyle kısıtlamak istemiyorum, sürekli elinden tutup çekmek, biryere gitmesini engellemek istemiyorum. Oyüzden güvenlik önlemlerini alıp evin içinde serbest bırakmayı tercih ediyorum. 
Emeklemesinin hemen ardından tutunup kalkması da gecikmedi. Evde bulduğu heryer onun için potansiyel tutamaç oldu artık. Onun için de yine köşe koruyucular takmıştık heryere ama hiç işe yaramadılar. Özellikle onlar ilgisini çektiği için oralara gidip onları sökmeye ve ısırmaya başladı. Oyüzden pek tavsiye etmiyorum, test edildi ve işe yaramadığı onaylandı :)
Bu ayki kontrolümüzde kilo almadığını öğrendik, sadece 90 gr almış. Oyüzden doktor gece yatmadan Aptamil içirebilirsin dedi. Son günlerde gece sık uyanmaya başlamıştı, doymadığından kalkıyor olabilir diye düşündüm ve vermeye başladım. Ama hiç sevmiyor, zorla içiriyorum. Aslında gerekte yok, uyanması onla alakalı değilmiş, muhtemelen dişten dolayı huzursuz. Sürekli yüzünü kulaklarını ovuşturması da dişle alakalıymış, bende neden gözlerini oyacak gibi ovuşturuyor diye merak ediyordum. Dişlerimiz çıksada rahatlasak artık, kuzum çok huzursuz oluyor. 
Bu ay doktorumuz ek olarak yoğurda başlattı. Ama bizimki pek istekle yemiyor, zorla yediriyorum. Onun dışındaki gıdalarda pek sorun yaşamıyoruz, bizimkinin iştahı yerinde. Yoğurt içinde bir yol bulacağız artık.
Son zamanlarda bana fazla düşkün olmaya başladı. Sürekli peşimden ayrılmıyor, yanından ayrıldığım anda ağlamaya başlıyor, başkasının kucağında gülüp eğlenirken beni görünce ağlayıp kollarını uzatıyor alayım diye. Neden bu kadar düşkün oldu anlamadım, sürekli kucağına alan biri değilim aslında ama kendisi birden anakucakçı oldu. Bütün gün gözünün önünde durayım istiyor. Yerde oturayım sürekli tepeme tırmansın, kucağıma çıksın... Çok tatlı ne diyim :) 
Artık evde hiç bir şey yapamaz oldum. Hem emeklemesi hem bana düşkünlüğünden ötürü hiç tek başına bırakamıyorum. İşlerimi o uyurken yapayım desem o da olmuyor. Artık öyle 2-3 saat uyumuyor, bazen yarım saatte uyanıyor. 
Gittikçe onla hayat ufak ufak rayına otururken, kendime ayırabildiğim zaman dahada azalıyor. Epeydir hobilerime dokunamadım, ev işlerini tam olarak yapamıyorum... Ama o daha da şirinleşiyor ve ben ona daha da aşık oluyorum :))

16 Ağustos 2015 Pazar

Annelik 6. Ay- Sancılı diş süreci mi başladı yoksa?


                          
    
6 ay da doldu işte. Kırkıydı 3 ayıydı derken 6 ayımızı da doldurduk. Hem bazı şeyler daha iyiye giderken bazı şeyler daha da zorlaşıyor büyüdükçe. Ama ne kadar zorlaşsada, oğlumla iletişimimiz kuvvetlendikçe, o hayatı anlamaya başladıkça, öğrendikçe ve her öğrendiği şeyi gözlemledikçe, varlığı çok daha vazgeçilmez oluyor. Onun hayatı, her yeni adımıyla renklendikçe, bizim hayatımız da bir okadar renkleniyor. 

Çocuk evin neşesi derdim hep, öyle gerçekten. Verdiği tepkiler, yüz ifadeleri, tavırları öyle tatlı ki, bütün gün izle ve eğlen. Hatta öyleki, eşimle kendi aramızda onu taklit edip gülüyoruz arkasından :) Her bebek bu kadar tatlı, sempatik, eğlenceli midir bilmiyorum, hiç her halini yaşadığım bir bebek olmadı çünkü. Belki kendi çocuğum diye öyle geliyor, belki gerçekten yüksek bir enerjisi var... Her şekilde, ona tapıyorum...

Oğlum daha karnımdayken, çok hareketli olacak galiba diyordum, doğdu eller kollar sürekli kıpır kıpırdı, daha da hareketlenecek galiba dedim, dönmeye başladı ve artık döne döne odanın bir köşesinden diğerine gider oldu. Bir saniye gözümün önünden ayıramaz oldum. Bu aya kadar onu halıda bırakıp işlerimi yapabiliyordum, ta ki ağlayana kadar. Ancak artık sürekli gözönünde tutmak gerekiyor. Halıya bırakıp 2 dk mutfağa gidiyorum ve geldiğimde ya masanın altından, ya saksının dibinden yada koltuğun altından topluyorum çocuğu :) yerleri yalamasa, elleriyle pislikleri toplamasa gezinsin istediği gibi ama içim rahat etmiyor işte. Ne kadar silip süpürsemde o hijyeni sağlayamam gibi geliyor. Daha henüz desteksiz oturtmayı başaramadık beyfendiyi, oturup oyuncaklarıyla oynar ümidiyle bekliyorum hala. Ama nerdeee. Bizim küçük adam oturmadan yürüyecek sanırm. Ben oturtmaya çalıştıkça o ayakları uzatıyor ayakta durmak için. Acelesi var anlaşılan. Önceden yatmak istemezdi oturmaya çalışırdı, şimdi oturmak kesmez oldu. Nasıl öğreteceğim bilmiyorum. Aslında işine gelince oturuyor ama okadar meraklı, etrafıyla okadar ilgiliki, yaramazlık peşinde etrafa saldırmaktan poposunun üstünde duramıyor. Bakalım nasıl yapacağız :) zaten etrafa ilgisi her geçen gün dahada artıyor. Ondan mıdır, gündüz uykuları çok azaldı. Öğleden önce 1.5-2 saat, bide öğleden sonra 2 saat uyuyor okadar. Gece uyku saatini de kendi kendine 20.30-21.00 arasına çekti. Ben 8.de yatağına koysamda o saatinden önce uyumuyor, yatağın içinde 360 derece tur atıyor, epey süre tepiniyor ondan sonra uyuyor. Artık klasik müzik açıyorum her gece onda uyutmaya alıştırdım, böylece her sese uyanmıyor. 

Bu ay kontrolümüz bizim için önemli idi, malum ek gıdalara geçiş ayı. Hoş, biz daha evvel doktordan gizli başlamıştık ufaktan ama artık düzenli şekilde başladık. Bu ay 2 öğün verdi doktorumuz, çorba ve meyve öğünü. Çorba için önce patates havuç ve pirinç, sonra içine kabak, sonra da kıyma ekletti. Tabi her yeni gıda için 4 gün süre verdi, eğer olurda birine alerjisi oursa ne olduğunu anlayabilelim diye doktorlar her yeni gıdayı 3-4 gün verin öyle diğerine geçin diyorlar. Meyve olarakta kırmızı elma, şeftali ve havuç verdi. Mümkün olduğunca cam rendeden geçirip verin, ama püreyi istemezse suyunu da sıkabilirsiniz dedi. Evet, pürede sorun yaşadık gerçekten, lifleri ağzına geldikçe öğürüyor çocuk. Elma ve şeftaliyi pek sevdiğini söyleyemeyeceğim :( ama çorbaları sevdi, kıymalıyı bile :) Arada su da veriyoruz artık, malum hem çok sıcak hemde katı gıdalar yiyor çocuk, ama suyu da pek içmek istiyor denemez, neyse ona alışacak elbet.

Geceleri ne zaman kesintisiz uyuyacağını, emzirmem gerekmeyeceğini sordum doktora. Ben oğlum uyurken gece 3-4 gibi emziriyordum hep. Doktor kendi uyanmıyorsa emzirme, o ilk aylardı gece emzirmesi gerekliydi, şuan kesintisiz uyuması lazım dedi. Bende tamam dedim, çocuk zaten uyanmıyordu, ben uykusunda emziyordum, artık kesintisiz uykular başlasın dedim. Demez olaydım, o gece itibariyle çocuk 4-5 kez kalkar oldu. Ama nasıl kalkmak. Normalde uyandığında kendi kendine konuşur, yatağın içinde tepinir ancak epey süre kimse gelmezse mızmızlanmaya başlardı, ağlayarak uyanma huyu yoktu. Ancak artık gece hep ağlayarak kalkıyor, emzik veriyorum almıyor, sürekli gözlerini oyacak gibi ovuşturuyor. Gece hiç emzik vermiyordum, uyandığında kucağıma almam gerekmiyordu fakat artık huy değiştirdi çocuk. Genelde ilk aylar böyle olur, 4-5 aydan sonra düzene girerdi gece uykuları, herkes öyle diyordu. Ama bizimki 6 aydan sonra huy değiştirdi. Hastamı diye düşündük, veya çok sıcaktan uyuyamıyor dedik ama sanırım diş huysuzluğu olmalı. Sıcak olmadığı zamanda aynı şekilde oldu, ozaman dedim bu diş olabilir. Bakalım bir dahaki kontrolde doktora bunu soracağım. Umarım tek sebep odur, çocuğun gece uyanmayı adet edinmesini istemiyorum, beni çok etkiliyor gerçekten. Saat başı kalkar oldum artık, sabahları sersem gibi oluyorum. 

Yürüme hazırlıkları epey hızlandı, köpek pozisyonuyla başladı önce, ayın sonlarına doğru dizleri üzerinde durmaya başladı. Epey hırslı bu konuda, yere bıraktığım anda yüzüstü dönüp, el ve ayakları üzerinde kalkıyor. Sabahları çok komik oluyor, uyanır uyanmaz daha gözü bile açılmadan dört ayak kalkıyor ve kapıya çeviriyor başını. Gözü sürekli kapıda, biri gelsin alsın diye. Yatağın kenarları yüksek olduğu için başını iyice havaya kaldırıp bekliyor öyle, birimizi gördüğü anda ağzı kulaklarına varıyor resmen :) 

Epeydir yürüteç araştırıyordum, kararsızdımda açıkçası. Ama dedesi bize süpriz yapıp yürüteç almış, Chicco nun aşağıdaki modelini. Ben daha ufak daha basit birşey almayı düşünüyordum ama oğluş bunu çok sevdi. Henüz manevra yapamıyor ama dümdüz gidiyor. Zaten çocuk ayakta durmak için çıldırıyordu, yürüteç çok iyi oldu.

                           
    

Bu ay yüzleri ve ayakları keşfetti bizimki. Sürekli yüzümüzü okşuyor, tabi okşamayı tam beceremediği için çimdikliyor desek daha doğru olur, özellikle emzirirken elleri hep yüzümde. Çok hoşuma gidiyor, ne kadar canımı yaksada:) Bir de halıya bırakıyorum ya sürekli, ayak görünce hemen ona yöneliyor, hareketli diye ilgisini çekiyor olmalı.

Yarım yaşımız öyle böyle doldu işte.