16 Ağustos 2015 Pazar

Annelik 6. Ay- Sancılı diş süreci mi başladı yoksa?


                          
    
6 ay da doldu işte. Kırkıydı 3 ayıydı derken 6 ayımızı da doldurduk. Hem bazı şeyler daha iyiye giderken bazı şeyler daha da zorlaşıyor büyüdükçe. Ama ne kadar zorlaşsada, oğlumla iletişimimiz kuvvetlendikçe, o hayatı anlamaya başladıkça, öğrendikçe ve her öğrendiği şeyi gözlemledikçe, varlığı çok daha vazgeçilmez oluyor. Onun hayatı, her yeni adımıyla renklendikçe, bizim hayatımız da bir okadar renkleniyor. 

Çocuk evin neşesi derdim hep, öyle gerçekten. Verdiği tepkiler, yüz ifadeleri, tavırları öyle tatlı ki, bütün gün izle ve eğlen. Hatta öyleki, eşimle kendi aramızda onu taklit edip gülüyoruz arkasından :) Her bebek bu kadar tatlı, sempatik, eğlenceli midir bilmiyorum, hiç her halini yaşadığım bir bebek olmadı çünkü. Belki kendi çocuğum diye öyle geliyor, belki gerçekten yüksek bir enerjisi var... Her şekilde, ona tapıyorum...

Oğlum daha karnımdayken, çok hareketli olacak galiba diyordum, doğdu eller kollar sürekli kıpır kıpırdı, daha da hareketlenecek galiba dedim, dönmeye başladı ve artık döne döne odanın bir köşesinden diğerine gider oldu. Bir saniye gözümün önünden ayıramaz oldum. Bu aya kadar onu halıda bırakıp işlerimi yapabiliyordum, ta ki ağlayana kadar. Ancak artık sürekli gözönünde tutmak gerekiyor. Halıya bırakıp 2 dk mutfağa gidiyorum ve geldiğimde ya masanın altından, ya saksının dibinden yada koltuğun altından topluyorum çocuğu :) yerleri yalamasa, elleriyle pislikleri toplamasa gezinsin istediği gibi ama içim rahat etmiyor işte. Ne kadar silip süpürsemde o hijyeni sağlayamam gibi geliyor. Daha henüz desteksiz oturtmayı başaramadık beyfendiyi, oturup oyuncaklarıyla oynar ümidiyle bekliyorum hala. Ama nerdeee. Bizim küçük adam oturmadan yürüyecek sanırm. Ben oturtmaya çalıştıkça o ayakları uzatıyor ayakta durmak için. Acelesi var anlaşılan. Önceden yatmak istemezdi oturmaya çalışırdı, şimdi oturmak kesmez oldu. Nasıl öğreteceğim bilmiyorum. Aslında işine gelince oturuyor ama okadar meraklı, etrafıyla okadar ilgiliki, yaramazlık peşinde etrafa saldırmaktan poposunun üstünde duramıyor. Bakalım nasıl yapacağız :) zaten etrafa ilgisi her geçen gün dahada artıyor. Ondan mıdır, gündüz uykuları çok azaldı. Öğleden önce 1.5-2 saat, bide öğleden sonra 2 saat uyuyor okadar. Gece uyku saatini de kendi kendine 20.30-21.00 arasına çekti. Ben 8.de yatağına koysamda o saatinden önce uyumuyor, yatağın içinde 360 derece tur atıyor, epey süre tepiniyor ondan sonra uyuyor. Artık klasik müzik açıyorum her gece onda uyutmaya alıştırdım, böylece her sese uyanmıyor. 

Bu ay kontrolümüz bizim için önemli idi, malum ek gıdalara geçiş ayı. Hoş, biz daha evvel doktordan gizli başlamıştık ufaktan ama artık düzenli şekilde başladık. Bu ay 2 öğün verdi doktorumuz, çorba ve meyve öğünü. Çorba için önce patates havuç ve pirinç, sonra içine kabak, sonra da kıyma ekletti. Tabi her yeni gıda için 4 gün süre verdi, eğer olurda birine alerjisi oursa ne olduğunu anlayabilelim diye doktorlar her yeni gıdayı 3-4 gün verin öyle diğerine geçin diyorlar. Meyve olarakta kırmızı elma, şeftali ve havuç verdi. Mümkün olduğunca cam rendeden geçirip verin, ama püreyi istemezse suyunu da sıkabilirsiniz dedi. Evet, pürede sorun yaşadık gerçekten, lifleri ağzına geldikçe öğürüyor çocuk. Elma ve şeftaliyi pek sevdiğini söyleyemeyeceğim :( ama çorbaları sevdi, kıymalıyı bile :) Arada su da veriyoruz artık, malum hem çok sıcak hemde katı gıdalar yiyor çocuk, ama suyu da pek içmek istiyor denemez, neyse ona alışacak elbet.

Geceleri ne zaman kesintisiz uyuyacağını, emzirmem gerekmeyeceğini sordum doktora. Ben oğlum uyurken gece 3-4 gibi emziriyordum hep. Doktor kendi uyanmıyorsa emzirme, o ilk aylardı gece emzirmesi gerekliydi, şuan kesintisiz uyuması lazım dedi. Bende tamam dedim, çocuk zaten uyanmıyordu, ben uykusunda emziyordum, artık kesintisiz uykular başlasın dedim. Demez olaydım, o gece itibariyle çocuk 4-5 kez kalkar oldu. Ama nasıl kalkmak. Normalde uyandığında kendi kendine konuşur, yatağın içinde tepinir ancak epey süre kimse gelmezse mızmızlanmaya başlardı, ağlayarak uyanma huyu yoktu. Ancak artık gece hep ağlayarak kalkıyor, emzik veriyorum almıyor, sürekli gözlerini oyacak gibi ovuşturuyor. Gece hiç emzik vermiyordum, uyandığında kucağıma almam gerekmiyordu fakat artık huy değiştirdi çocuk. Genelde ilk aylar böyle olur, 4-5 aydan sonra düzene girerdi gece uykuları, herkes öyle diyordu. Ama bizimki 6 aydan sonra huy değiştirdi. Hastamı diye düşündük, veya çok sıcaktan uyuyamıyor dedik ama sanırım diş huysuzluğu olmalı. Sıcak olmadığı zamanda aynı şekilde oldu, ozaman dedim bu diş olabilir. Bakalım bir dahaki kontrolde doktora bunu soracağım. Umarım tek sebep odur, çocuğun gece uyanmayı adet edinmesini istemiyorum, beni çok etkiliyor gerçekten. Saat başı kalkar oldum artık, sabahları sersem gibi oluyorum. 

Yürüme hazırlıkları epey hızlandı, köpek pozisyonuyla başladı önce, ayın sonlarına doğru dizleri üzerinde durmaya başladı. Epey hırslı bu konuda, yere bıraktığım anda yüzüstü dönüp, el ve ayakları üzerinde kalkıyor. Sabahları çok komik oluyor, uyanır uyanmaz daha gözü bile açılmadan dört ayak kalkıyor ve kapıya çeviriyor başını. Gözü sürekli kapıda, biri gelsin alsın diye. Yatağın kenarları yüksek olduğu için başını iyice havaya kaldırıp bekliyor öyle, birimizi gördüğü anda ağzı kulaklarına varıyor resmen :) 

Epeydir yürüteç araştırıyordum, kararsızdımda açıkçası. Ama dedesi bize süpriz yapıp yürüteç almış, Chicco nun aşağıdaki modelini. Ben daha ufak daha basit birşey almayı düşünüyordum ama oğluş bunu çok sevdi. Henüz manevra yapamıyor ama dümdüz gidiyor. Zaten çocuk ayakta durmak için çıldırıyordu, yürüteç çok iyi oldu.

                           
    

Bu ay yüzleri ve ayakları keşfetti bizimki. Sürekli yüzümüzü okşuyor, tabi okşamayı tam beceremediği için çimdikliyor desek daha doğru olur, özellikle emzirirken elleri hep yüzümde. Çok hoşuma gidiyor, ne kadar canımı yaksada:) Bir de halıya bırakıyorum ya sürekli, ayak görünce hemen ona yöneliyor, hareketli diye ilgisini çekiyor olmalı.

Yarım yaşımız öyle böyle doldu işte. 






Hiç yorum yok:

Yorum Gönder